Bu Hikaye Benim

Bu hikaye benim. Şimdi bazı sorular kafamı karıştırıyor. Biz mi yanlıştık, yoksa bu dünya temelinden mi yanlıştı, bilemedim. Hikayemde aslında çok konu var. Ama ben genellikle yaşadığım durum hakkındaki endişelerimi paylaşayım istedim. Beni zaman zaman yalnızlığa iten ve kimsesizleştiren bu duyguyla yaşamak zorundaydım. Sahi biz ne ara ayrıldık? Dün mü? Bugün mü? Ya da benle sen, biz olduk mu? Olabildik mi? Ben senindim, sen de benim. Ama birbirimizin hiç olamadık değil mi?

İşte hikayenin asıl konusu da bu. İçinde olduğun bu hikayenin, aslında nasıl dışına itildiğini görmeye çalışmak. Düşünüyorum da.. Hani nerede küçüğün, neredesin imkansızım, sevmek böyle miydi, aşk bu muydu? Ben beklentisiz sevdim seni. Çok sevdim hem de. Kaybetmekten çok korktum sadece. İnsanın korktuğu başına gelirmiş, senden gelecekse de başım gözüm üzerine..

Biz ne ara ayrıldık, biz ne ara biz olamadık ki? Aya bakıyorum şu an tam karşımda. Anlam yüklemeye çalışıyorum şu yaşadıklarıma ama kararsız kalıyorum hep. Mevzu sen olunca, konuşan dilim lal oluyor birden. Kopuyorum hayattan aniden. Bugün sadece yazmak istediğim için yazıyorum. Aşkı, ayrılığı, acıyı ve terk edilişi..

benim bu hikaye
benim bu hikaye

Bu Hikaye Benim

İşte bu hikaye benim demiştim. Yapmam dediğim, yaşamam dediğim her şeyi, yazabildiğim kadar yazıyorum buraya. Ve yaşadıklarımı yazıyorum tabii ki. Umarsız ve korkusuzca. Pervasız kalemim beni yönetiyor atık, parmaklarım ağır ama güçlü. Yazım da umarım dokunur bir yerlere, acımasızca. Ben, kağıt ve kalem, ayrılamıyoruz bu ara nedense.

Zamansız bir duyguydu bu aşk. Sen geç kalmış, ben ise erken.. Bazen kadere küfür edesim geliyor. Birbirine geç kalmış iki zavallı kalp, iki imkansızlık..

Hayaller, umutlar, gülüşler ve mutluluk arayışları… Sonra bir bakmışsın, aradığını bulmuş, bulduğunu sevmiş, sevdiğini benimsemiş, sevdiğin de seni benimsemiş ve sen sevdiğin oluvermişsin.

Yüreğinin koridorlarından bağıra bağıra geçmekten hiç vazgeçmeyen, kopmak isteyip de kopamayan, acıtan-acıyan, gitmek isteyip de gidememek, Bir SubaT soğukluğu etkisi yapar içinde..

İşte sonra, o kadar sen olur ki o duygu. Benim hikayem bu dersin adeta. Gururunu teslim edersin ellerine, ellerinle..  Tıpkı, yüreğini avuçlarına teslim ettiğin gibi. Ne olursa olsun yaşamak istersin onu, ve ona ait olan her şeyi.

Hikayem
Hikayem

Benim Hikayem

Kopamazsın işte, koparılmak istesen de gidemezsin bir yere. Dokunabilmek, hissedebilmek ve yaşamak istersin onu, kısacası onu istersin sadece, yalın ve tüm saflığınla, saf duygularının sahibi odur artık. Çok seversin, gitmeye karar verdiğinde bile gitme ne olur demesini çok beklersin. Benim hikayem dersin her olaya artık, benimsersin bunu artık.

Gözlerine, gökyüzündeki hilale baktığı gibi baksın da, durdursun dünyayı dersin. Böyle bir şey işte bu hikaye benim, sadece benim bu hikaye. Yanlış yaparsın ama umursamazsın. Pişman olursun ama keşke demekten korkarsın. Hayatında hiç unutmayacağın ve kimsenin bilmediği birine deli gibi aşık olmak.. Benim hikayem bu, gizli kalmış ama bir ömür yaşayacak ve unutulmayacak sevdamdır artık o dersin ve ben bunu derken de gurur duyuyorum ondan.

Hikayenin esas tanımı da zaten bu noktadan sonra kendini gösteriyor. Sonsuzlukla başlıyor, sonsuz kere devam ediyor ve sonsuza dek sürüyor. Bitmemecesine hem de..!

Denizim.ORG

Yazan : Asena ( Hilal )

03.10.2018

 

Bu Hikaye Benim” için bir yorum

  • 3 Ekim 2018 tarihinde, saat 15:33
    Permalink

    Hilal okudugum en güzel duygu durum anlatımı. Ne güzel dökmüş sun içinde yaşadığın büyük aski. Böyle bir aşk a ancak saygı duyulur. Aşk bireyi biz yapar derim hep, burda sende çok güzel tanımlamış sin ben olmaktan çıkıp biz olma isteğini. Ne diyeyim canım inşallah biz olursunuz. Emeğine sağlık.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir