Hayallerimiz Nasıl Yıkıldı

Hayallerimiz Nasıl Yıkıldı, nasıl bu kadar aldatıldık? Bir gece hem kalbimizi, hem umutlarımızı, hem de yarınlarımızı nasıl aldılar elimizden? Binlerce gece, binlerce dakika, bin saat bile durmadılar. Geriye dönemeyiz dedikçe, bizden kalan külleri bile savurdular havaya. Bir saatin akrebi ve yelkovanı bile günde bir kaç kez buluşurlardı halbuki. Ya biz, peki ya biz neden bir kez bile hayallerimizle buluşamadık, o hayaller yıkılırken, neden hep seyirci kaldık?

Karanlıkta kalan yarınlarımıza sadece taraftar olabildik. Maç bizim lehimize sonuçlanacak diye umutlanırken, hep son dakikada gol yedik. Ne zaman barış sirenleri çalsa, biz umutlarımıza yenildik, hayallerimize yenildik, beklentilerimize bel bağlarken saçıldık dört bir yana ve her parçamız başka bir yere dağıldı.

hayaller
hayaller

Hayallerimiz Nasıl Yıkıldı

Yıkılan hayaller ve yıkılmayan biz. Hep ayakta kalmaya çalışırken, destek aldığımız son duvarın da yıkıldığını görmek bile çok acı. Filistin ağlar, çocuklar ölür. Mülteci, denizde çaresizce kulaç atarken sulara gömülür, umutlarıyla birlikte. İsrail kana doymaz, ama ona destek veren zenginleri bizler hala aç zannederek kendimiz aç kalır gene de onları doyururuz.

Ne kadar da acımasız hayallerimiz vardı değil mi? Aslında biz, kendimize çok bakamadık. Hep bomba yedik İstanbul’da, Ankara’da, Diyarbakır’da, üzerimize yağdı sağnak sağnak , kafa-kol-el-ayak.. Şimdi kime ne anlatalım ki? Balık gibi hafızamızda hayallere ulaşamadıkça  unuturuz yarınlarımızı, çaresizce. Hani ölsek de dönmezdik ya davamızdan? Şimdi ne dava kaldı, ne ağlayan çocuklar.. Hepsi öldü, melek öldü.

hayal
hayal

Umutlarımız da Yok Oldu

Kulağımız kendi sesimizi bile işitmiyor iken, şimdi bu yalnızlık neden diye sorgularız kendi kendimizi. Gözyaşlarımız bile okyanuslardan daha yaşlı iken, ağlamıyorum deriz hep. Bak şimdi Myanmar ağlıyor, tüm müslümanlar ahlaksız kapitalistlerin hegemonyasında can çekişirken, biz hala kendimize söz geçiremiyoruz.

İki üç ahlaksız futbolcunun sabaha karşı barlarda birbirlerinin karısına yürüyüp, avratlarını masalara meze ettiklerinin doğu veya yanlış olduğunu tartışmaktayız. Umutlarımızı da gömdük, hayallerin mezarlığına. Kadına şiddet, çocuklara taciz, gençlere uyuşturucu pompalayan vahşette nemalanmış kişiliksiz hayvanları cezaevlerinden sokağa salmak için kanun teklifleri hazırladık. Hayallerimiz Nasıl Yıkıldı diye sormaya gerek yok, işte böyle yıkılıyoruz.. Üzgünüz, cennetimiz yok artık..

Denizim.ORG

SubaT

15.10.2018

nasıl yıkıldı
nasıl yıkıldı

Hayallerimiz Nasıl Yıkıldı” için 2 yorum

  • 15 Ekim 2018 tarihinde, saat 14:18
    Permalink

    Bizler bizee dokunmayan yılan kırk yıl yasasın dıyenlerdeniz. Bizim canımız acımadıgında sesimiz cıkmaz sesi çıkanada sana ne oluyor derler. Güzel yazı olmuş bu kadar yeter 🙂

    Yanıtla
  • 15 Ekim 2018 tarihinde, saat 14:19
    Permalink

    Bunca haksızlığa adaletsizlige susan sessiz şeytanlar olduk.onlardan bir farkımız kalmadı.Kimi zaman baş kaldırsan bunca dönen oyunlara adin vatan haini oluyor.biz ölen çocuklara annelere babalara sustugumuz sürece onlardan bir eksiğimiz yok zaten.onlarin hayallerini hayatlarini söndüren yıkan bütün insanlığın susması…

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir