Kalabalıkta Yalnız Kalmak

Kalabalıkta Yalnız Kalmak kadar zor ne olabilir ki? Tüm duygularınız yerle bir olmuş ve bir köpek kadar yalnız kalmışken, yalnızlığı kendinize dost edinmişken, bundan sonra ne olmalıydınız sizce? Küçük bir yalnızlık belki kaldırılabilirdi ama bu kadarı fazla değil miydi? Bu aşk burada bitti derken bile, bu derece yalnız olmamalıydım diye düşünmek bile bir insanı öldürmeye yeter de artar. Kalabalıkta yalnız kalmak ve kalabalıklarda yalnızlaşmak, yalnız hissetmek..

Suç sende değil. Seni yalnızlaştıran insanlara ve onların yaşadıkları o saçma sapan insansız duygulara bakmak lazım biraz da. Kimsenin sahip çıkmadığı bir insan ancak bu kadar yalnızlaşabilir. Duvarlarla konuşmaya, belli belirsiz sarıp sarmalayan bu yalnızlıkla savaşmak nereye kadar galibiyet getirirdi bilinmez ama tek bilinen şey de gerçeğin adi ve ortada olan kayıtsız sonuçları olmalıydı galiba.

Bilimsel çalışmalardaki denekler ve kobaylar gibi amaçsız ve dengesiz bir sonuç ortaya çıkabilecekken, o çalışmaya hiç alınmamak gibi hissedersiniz kendinizi. Girseniz belki öleceksiniz, girmeseniz o hayata devam edeceksiniz. O derece paradox yaşayan insan neyin sahibi olabilirdi ki? Ben sensiz her şeye küstüm diyebilecek kadar saygısızdık yaşama ve onun getirdiklerine.. İşte bu bile tek başına kalmamız yeterli bir sebep olacaktı bizim için.

Yalnız Kalmak
Yalnız Kalmak

Kalabalıkta Yalnız Kalmak

Kalabalık ve yalnızlık, yalnızlık ve kalabalık gibidir. Her yer ses yapar sanırsınız ama aslında kimse yoktur etrafınızda. Herkes ses eder sanırsınız ama her yer yalnızdır artık. Bir o kadar yalnızken bile duyduğunuz sesleri bir şeye benzetirsiniz. Ben bu sesi daha evvel de duydum sanırsınız ama ne çare, aslında o sesler hep bir yalnızlığın avaz avaz sessizliği olup çıkmaktadır.

Susma, sustukça sıra sana gelecek diye bir slogan vardır. Çok denememize rağmen, o sloganı hep bir yerlerde tutmuşuzdur. Güvensiz ve karşılıklı olmayan bir hayatı paylaşmaya kalktığımız insanların bizleri attıkları yalnızlık çukurlarında boğulmamak için yukarı tırmanmaya çalışırız. Tırnaklarımız sökülürcesine enerji harcayıp geri düştüğümüzde anlarız ki, biz aslında hayatı değil, sevdiklerimizi yanlış seçmişiz.

Kalabalıkta Yalnız Kalmak kadar kötü ne olabilir ki?

Denizim.ORG

SubaT

02.10.2018

Kalabalıkta Yalnız Kalmak” için 2 yorum

  • 2 Ekim 2018 tarihinde, saat 15:59
    Permalink

    Kalabalıkta yalniz kalmak…onca insanın içinde anlaşılmamak.Korktugun halde cesur görünmeye çalışmak.Kalabalik da anlaşılmayı beklemek o kadar anlamsız ki.cunku herkes kendi penceresinden kendi dogrularıyla bakarlar sana.o yüzdendir belkide kalabalıktaki yalnızlığın nedeni…

    Yanıtla
  • 2 Ekim 2018 tarihinde, saat 18:25
    Permalink

    Yalnızlık benim sadık sevgilim, vefalı dostum, hayat arkadaşım. Yalnızlığım ve ben muhteşem ikiliyiz. Beni sahiplenen bana sonsuz vakit ayıran beni ben olduğum için seven sevgili misali. Beni kalabalıkta yalnız bırakmayan elimi tutan yalnızlığım ben sende unutuyorum kimsesizligimi. Sende buluyorum huzuru iyiki varsın yalnızlığım. Emeğine sağlık Şubat.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir