Özlemek Ne Garip Şey

Sevdiğin bir insanı Özlemek Ne Garip Şey. Ne kadar da beklemeyi ve hasret çekmeyi denesen, özlemek kadar garip başka ne var ki hayatta?

Bir gün bana gelecek elbette diye beklediğin ve özlem çektiğin ne varsa, aslında gerçekten sahip olmak istediklerin de hep onlar oldu. Hepimizin bir şeyler beklediği ve yanıp tutuştuğu birileri olmuştur hayatımızda.

Dünyamızı aydınlatan ve onsuz olamayacağımızı tahmin ettiğimiz neler olmadı ki? Ya da nelere bu kadar bağlanmadık ki? Hep umut, hep ümit, hep kararsızca bekleyişlerle birlikte yıkıntıları kendimize harabeden saraylar yaptık. Avunmak istedik yüzyıllarca, asırlarca ve durup dinlenmeden sabrın son noktası olmaya çalıştık.

Peki bu acımasız hayat dediğimiz gemide yolculuk ederken, bir gün bu geminin su alıp da batacağı gerçeğini neden unuttuk hep? Neden elimizde bir can simidi sanıp da, sarıldığımız o özlemlerden umut bekledik. Ve neden bir filikamız bile yokken, aslında batsak da boğulmayacağımızı düşündük daima.

İşte bakın, insanoğluyuz değil mi? Her zaman bir yerlerden bir mucize bekleyerek hayata sarıldık. Olmayanı, oldurduk. Gülmediğimiz zaman gülmeyi denedik. Nefret ettiğimiz hayattan bile, gün geldi sempati duymaya çalıştık. Peki neden bu kadar sevmediğimiz hayatı, sürekli eleştirdiğimiz bu zalim dünyayı, işimize gelince çok seviyormuşuz gibi davrandık.

Denizim
Denizim

Özlemek Ne Garip Şey

İşte özleyince bazen, ölmek istiyorsun. Ama ölemiyorsun bile. Şartlar buna müsait değil diyorsun. Hep bir şeyler engel oluyor sana. Özlemlerine engel olamayınca, hemen bu hayatın sonunun geldiğini düşünürsün. Rahatça ölebilmek geçer içinden. Ama konduramazsın kendine acı çekmeyi. Bedeninin değil de, ruhunun çekeceği acı hep ağır gelir kendi kendine.

Silahsız bir durumda savaşçı gibi hissedersin kendini. Kalabalık bir düşman ordusunun içerisine tek başına dalmak gibi. O kadar çaresizsin ki artık, tek darbe yetecektir sana. Anlamı olmadığını düşündüğün bu garip hayatın, özlemini bile çekmene müsaade etmeyenlere inat çekip gitmek istersin aniden.

Peki nasıl bir ölüm olmalı ki, ya da nasıl bir gidiş seni efsaneleştirirdi acaba? Kime efsane olman da önemli değil, efsane olacağın duyguya değecek mi diye düşünürsün. Kime değecekti bu zavallı gidiş acaba? Kimin için kutsalsın ki?

Özledim
Özledim

Sessizce Gidişin Sesi

Bir anlamı olmalıydı arkandan ağıt yakılacaksa ya da ağlanacaksa. Karar verirsin birden bire, ve pervasızca. Ölümü düşünürken bile, sevdiğin insanı avuç içerisindeki çizgilerine kadar sevesin gelir adeta. Senin ne kadar iyi bir insan olduğunu kimse düşünmez, kimin işine ne kadar yaradığın önemlidir hep.

Sen delicesine sevsen bile, senin sevdiklerinden sana gelen sevginin katmanını ve büyüklüğünü önemsersin. Bazen de çok sevdiğin bir insanın, bir başkasını seviyor olmasına içerlersin. Beni seveni ben sevmiyorum, benim sevdiğim de beni sevmiyor.

Hep duyarsız yaşayacak değilsin ya, hep umutsuz olacak değilsin ya. Bazen de sevdiğin insanların sevgisini seversin. Onların sevdiği kadar anlam içermek, onların sevdiğine değecek kadar değerli hissedersin kendi kendini.

Özlemek
Özlemek

Sevdiğine Duyulan Özlem

Sevdiğine duyulan özlem kadar büyük insan olmak. İşte en mantıklısı da  bu. İllaki sevdaların iki taraflı mı olması mı lazım? Asla..

Adı sevda olmaz ki o zaman. Bak hayata, bak şu garip dünyaya. Yaşamak denilen şu acımasız hayatta bir sevenim yok diye üzülme. ” Bir şeyim yok bu dünyada ” deme sakın.

Öleceğiz be usta, eninde sonunda öleceğiz. Keyfe keder ne kadar yaşamayı sevsek de bir gün her canlı gibi biz de öleceğiz. Ölünce neyimiz mi olacak? Bak işte bu güzel bir soru. Kefenin belki cebi yok, belki sevdiğimiz insanın bir resmini bile koymayacaklar yanımıza ama o girdiğimiz 2 metre toprak var ya, işte orası bizim sarayımız olacak.

Bu dünyada bize bedava verilen en güzel yer de orası değil mi? Hem de karşılık beklemeden verilmiş yegane mülk.. Dilediğimiz gibi dizayn edip, oturma şansımız var orayı. Hem de bizi üzenlerden ve aldatanlardan uzak olarak, özlemeden, hasret çekmeden, beklemeden.. asırlarca..!

Varsın bu dünya zevklerin alemi olmaya devam etsin, biz gittiğimiz yerde rahat edelim bari. Varsın bu dünya aldatanlara ve sevemeyenlere mekan olsun, ama bizden uzak olsun, gerçekten özleyenlerden ve hasret çekenlerden ileride kalsın bu dünya..!

Özlemek Ne Garip Şey

KRaL

29.07.2018

Seni özlemek
Seni özlemek

 

Özlemek Ne Garip Şey” için bir yorum

  • 29 Temmuz 2018 tarihinde, saat 19:53
    Permalink

    öyle büyük bir ozlemsinki seni çok seviyorum

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir