Vazgeçemediğimsin

Vazgeçemediğimsin..  Asla da geçemediğim.. Yıllar boyu ömürlüğüm dediğim..

Ah yüreği nakışlı seher  gülüm! Ne çok severdik yayla yollarında türküler söylemeyi. Ne çok üşürdük yayla yollarında… Yüreğinde kocaman ateşler yakardın ellerimi ısıtmak için…
Şimdi üçler, beşler, seyitler aşkına usla yüreğimi. Usla ve bırak yaralı kalsın seven yanım… Gözlerimdeki yaşları topla, bırak çöl olsun kaderim… Bir kardelen aşkı kalsın içimde, bir de bu kahreden gurbet ezgisi… Gerisi Ankara aşkına ağlamak olsun, yalan olsun, yanmak olsun…

Gözlerin gözlerimde hangi pınarın mavisi, hangi ayın vurgunuydu mavi gecelerde ah nazlı maral? Umudun adresi var mı? Sevgiye nereden gidilir? Yitirdim adresini dostluğun, vefanın, aşkın. Bul beni… Her adımda ateşlere basıyorum, körler ülkesinde, körüm. Ben yaşamın adını sen koydum, senin adını sevda, sevdanın adını yaşam. Düşmüşüm, tut elimden kaldır beni, alıp sevdalara götürür.

Sesin çağlayan bir ırmağın türküsüydü karlı dağlarda oy nazlı maral. Gülün boyun büküşüydü hasret bahçelerinde, ben gönlümü yalnızca sana sakladım yıllar boyu… Sev beni, sev beni ateşler içinde de olsan! … Düşmüşüm kaldır beni, yüreğine yaslanayım.

Vazgeçemediğimsin

Can evimde büyüyen hasretimi yasladım da yıllara; uzak, çok uzak bir yıldızda kaldı düşlediğim dünya. Sonra uzun bir kar yağdı yollara, üşüdüm. Duman oldu, tufan oldu ömrüm, içimde dinmeyen fırtınalar, gece karası öfkeler kaldı yüreğimde ve ihanetlerin açtığı çukurlar, hesabını kimselere soramadığım…

Üstümde kar yangını, başımda gam, gönlüm rüzgarlara vurgun, yollar duman. Ateşler içinde dolanır kanım, yüreğim, sensiz kalan yanım. Sarıl bana üşüyorum, sarıl bana düşüyorum, nedenini sorma ne olur…
Zaman kör karanlık ve acımasız. Yıldızlara dönder yüzümü oy maral, lekesiz sabahlara dönder. Güneşe dönder yüzümü, şimdi soğuk bir kutup dünya, iliklerime dek üşüyorum. Kar altında kalbim şimdi, Ankara’nın doruklarında gözlerim üşüyor, gözlerimin Anadolu’sunda kirpiklerim.Mühür vuruldu yaralarıma..

Vazgeçemediğimsin, sen vazgeçemediğim, sen bende cansın.. Sen yürek ateşim, sen alın yazım, sen  kara sevdamsın.. Sen yazdan sonraki sıcaklığım, Eylül esintim.. Seni seviyorum, can bildiğim, söz verdiğimsin. İste bu canım senin..!

Denizim.ORG

SubaT

11.11.2018

Vazgeçemediğimsin” için bir yorum

  • 12 Kasım 2018 tarihinde, saat 17:29
    Permalink

    Eylul esintim…can bildigim,soz verdigimsin…
    Subat sogugunda bile icimi isitan guzel sevdamsin…seni seviyorum…

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir