Vazgeçtiklerimiz Hain Mi?

tarafından
85
Vazgeçtiklerimiz Hain Mi?

Vazgeçtiklerimiz Hain Mi? Vazgeçtiklerimiz hain olmasa da, belki de gerektiği gibi sadık değillerdi. ”Olmasaydı sonumuz böyle” derken bile zerre pişmanlık duymadık değil mi? Tabii duymadık, sakin sakin düşündük sadece. Salınarak suyun yanağında, sakin göllerin kuğusu idik. Belki de ihanetlerin gideceği noktaları bildiğimizden bu kadar uzak kaldık merhamete yada kadir kıymet bilinirliğe.  Yürürken ak yollarda, birden gecenin kapladığı gözlerimizde bir türlü doğruyu bulduğumuzu ne yazık ki en acı örnekleriyle gördük. Ne hakkımız varsa haram olsun dercesine hem de, hakkımızı zehir zıkkım edercesine, sağa sola savururcasına bütün iyilik meleklerimizin hepsini birden yok edişimize seyir eyledik.

Zamansız her davranışın bizlerde bıraktığı o amansız zehir zemberek sözlerden sonra da, ne kadar samimi olursak olalım, bir duvara karşı yürümenin zorluklarını görmekteyiz. Sanki bir yılanla yaşadığınızı düşünün. Ne kadar güven verebilir ki size? Asla o saf ve temiz olamaz, olmayacaktır da. Hele ki o kuyruk acısı olduğu müddetçe, bunu asla aklınıza getirmeyin bile.

vazgeçtiklerimiz

vazgeçtiklerimiz

Vazgeçtiklerimiz Hain Mi?

Bunu ne  de olsa bilemeyiz belki ama vazgeçtiğimiz kim varsa, içimizde bitirmeden önce kafamızda bitirmemiz gerekirdi aslında. Nitekim de öyle yaptık aslında. Bizi biz olmaktan çıkaran ne varsa hayatımızın bir köşesinde, kaldırıp bir kenara paçavra gibi atmakta geç kalmasaydık eğer, şu an başka bir durumda daha da ilerlemiş olacaktık. Her neyse diyerek içimizde biriktirdiğimiz her şeye isyan edercesine kopmak en mantıklısı bence. Bazen şiir oluruz akar gideriz sevdiklerimize. En doğrusu da odur aslında. Örnek mesela:

”Sarıl boynuma sıcak dostluğun ısıtır beni ancak, hilesiz sevgin ısıtır. Bunca yıldır gönlümü yalnızca sana sakladım. Sev beni üçler, beşler aşkına. Öyle uzak durma gel. Acılar uçurum, acılar uçurum, tut beni düşüyorum, üşüyorum ısıt beni. ”

”Ey yarasında nehirler fışkıran kalbim, ey saksısında sevgiler büyüttüğüm kalbim, bak akşam oldu yine, kararıp kaldı düşlerim. Ah ben bu acıların hesabını kime soracağım? Kendimi anlatacak kadar vaktim de yok artık. ”

Saygılarımızla, ihanet olmadan sohbet etmeye hoş geldiniz. Vazgeçtiklerimiz hain mi bilmiyoruz işte…

Denizim.ORG

SubaT

11.11.2018